Pakdemirli’den İzmir Ekonomi Kulübü’nde sulama ve teknoloji vurgusu
Dr. Bekir Pakdemirli, tarımda enflasyonla mücadele için su yönetimi, dijital planlama ve kurumlar arası koordinasyonun şart olduğunu belirtti.

Önceki Dönem Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, İzmir Ekonomi Kulübü’nün toplantısında tarımın geleceğine ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi. Pakdemirli, enflasyonla mücadelede sulama yatırımlarının tamamlanması, sözleşmeli üretim modelinin güçlendirilmesi, stratejik ürün dengesinin yakından takip edilmesi ve kurumlar arası koordinasyonun artırılması gerektiğini vurguladı.

İzmir Ekonomi Kulübü tarafından düzenlenen “Ortak Gelecek İçin Ortak Akıl, Vizyon Arayışları” toplantısının bu ayki konuğu, Önceki Dönem Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli oldu.
Program, İzmir Ekonomi Kulübü Başkanı Dr. Sıddık Topaloğlu’nun açılış konuşmasıyla başladı. Toplantının moderatörlüğünü ise İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Elif Ayşe Şahin İpek üstlendi.
Dr. Sıddık Topaloğlu ise açılış konuşmasında, Türkiye ekonomisinin geleceği açısından tarım ve gıda sektörünün taşıdığı stratejik öneme dikkat çekti. Topaloğlu, gıda arz güvenliği, sürdürülebilir üretim, fiyat istikrarı, su kaynaklarının verimli kullanımı, tarımda teknolojik dönüşüm ve kurumlar arası iş birliği gibi başlıkların artık yalnızca sektörel değil, ülkenin ekonomik ve toplumsal geleceğini doğrudan ilgilendiren konular olduğunu vurguladı. İzmir Ekonomi Kulübü olarak ortak akıl, istişare ve çözüm odaklı vizyon toplantılarına önem verdiklerini belirten Topaloğlu, tarımda güçlü bir gelecek için kamu, özel sektör, akademi ve üretici kesiminin aynı masa etrafında buluşmasının büyük değer taşıdığını ifade etti.
İş dünyası, bürokrasi, akademi ve sivil toplum temsilcilerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda Pakdemirli, “Stratejik Bir Sektör Olarak Gıda, Enflasyonsuz Baskı ve Sürdürülebilirlik” başlıklı kapsamlı bir sunum yaptı.
Toplantıda tarım politikaları, gıda arz güvenliği, fiyat istikrarı, üretim planlaması, su yönetimi, dijital tarım ve kurumsal reform başlıkları detaylı biçimde ele alındı.

TARIM ARTIK SADECE EKONOMİK BİR ALAN DEĞİL, STRATEJİK GÜVENLİK MESELESİ
Toplantıda öne çıkan en güçlü mesajlardan biri, tarımın yalnızca ekonomik üretim alanı olarak değil, aynı zamanda milli güvenlik, toplumsal istikrar ve stratejik kalkınma meselesi olarak değerlendirilmesi gerektiği oldu.
Türkiye’nin iklim çeşitliliği, verimli toprak yapısı ve üretim kapasitesiyle dünyanın önemli tarım ülkeleri arasında yer aldığına dikkat çeken Pakdemirli, Türkiye’nin tarım ve gıda ürünleri ihracatında net ihracatçı konumunu sürdürdüğünü ifade etti.
Pakdemirli, özellikle fındık, kuru kayısı, incir, kiraz, ayva ve haşhaş tohumu gibi ürünlerde Türkiye’nin küresel ölçekte güçlü bir üretim kapasitesine sahip olduğunu belirterek, bu avantajın doğru planlama ve sürdürülebilir politikalarla daha da güçlendirilebileceğini kaydetti.

GIDA FİYATLARIYLA MÜCADELEDE ANAHTAR: PLANLI ÜRETİM VE DOĞRU VERİ
Toplantının dikkat çeken başlıklarından biri de gıda fiyatları ve enflasyonla mücadele oldu.
Pakdemirli, tarımda fiyat istikrarının sağlanabilmesi için üretimden tüketime kadar bütün zincirin daha sağlıklı yönetilmesi gerektiğini belirtti. Bu kapsamda üretim, tüketim, ithalat ve ihracat verilerinin şeffaf, güncel ve sürdürülebilir biçimde takip edilmesinin önemine dikkat çekildi.
Tarımda dijital altyapının güçlendirilmesi gerektiği vurgulanırken, sektör verilerinin sağlıklı yönetilebilmesi için dijital bir “Tarım Bilgi Portalı” oluşturulmasının önemli katkı sağlayacağı ifade edildi.
Bu sistemle hangi ürünün ne kadar üretildiği, hangi bölgede arz fazlası veya eksikliği oluştuğu, hangi ürünlerde ithalat ya da ihracat baskısı yaşandığı daha net izlenebilecek.

KURUMLAR ARASI KOORDİNASYON ŞART
Tarım politikalarının başarıya ulaşabilmesi için yalnızca bakanlık düzeyinde değil, tüm kurumlar arasında güçlü bir koordinasyon kurulması gerektiği belirtildi.
Toplantıda, tarımda geçmiş başarıların sürdürülebilir hale gelmesi için ortak çalışma kültürünün güçlendirilmesi, kamu kurumları, özel sektör, akademi, üretici örgütleri ve kooperatifler arasında daha etkili bir iş birliği mekanizması kurulması gerektiği ifade edildi.
Veriye dayalı yönetim, üretim planlaması ve piyasa takibinin aynı merkezde buluşmasının hem üreticiyi hem tüketiciyi koruyacağı vurgulandı.

SU VE SULAMA YATIRIMLARI TARIMIN KADERİNİ BELİRLEYECEK
Toplantının en kritik başlıklarından biri ise su yönetimi oldu.
İklim değişikliği, kuraklık riski ve küresel gıda krizleri karşısında suyun artık yalnızca bir üretim girdisi olarak değil, doğrudan geleceğin üretim güvenliği açısından ele alınması gerektiği belirtildi.
Modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması, sulama altyapılarının tamamlanması ve akıllı sulama uygulamalarının desteklenmesi gerektiği ifade edildi.
Pakdemirli’nin değerlendirmelerinde, sulama yatırımlarının tamamlanmasının yalnızca tarımsal verimi artırmayacağı, aynı zamanda üretim maliyetlerini düşürerek enflasyonla mücadeleye de katkı sağlayacağı mesajı öne çıktı.
Su yönetiminde yapılacak her gecikmenin, ilerleyen yıllarda üretim kaybı, fiyat artışı ve gıda arzı sorunu olarak geri dönebileceği vurgulandı.

SÖZLEŞMELİ ÜRETİM VE STRATEJİK ÜRÜN TAKİBİ ÖNE ÇIKTI
Toplantıda, tarımda sürdürülebilir büyüme için sözleşmeli üretim modelinin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.
Sözleşmeli üretimle üreticinin ürününü hangi şartlarda satacağını önceden bileceği, sanayicinin ve tüketicinin ise arz güvenliği açısından daha öngörülebilir bir yapıya kavuşacağı ifade edildi.
Stratejik ürünlerde üretim dengesinin yakından takip edilmesi gerektiği belirtilirken, arz fazlası veya arz açığı doğuracak plansız üretim modellerinin hem üreticiyi hem tüketiciyi olumsuz etkilediği kaydedildi.
Bu nedenle ürün bazlı planlama, bölgesel üretim kapasitesi, iç tüketim ihtiyacı ve ihracat potansiyelinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
GENÇLER VE KADINLAR ÜRETİME DAHA FAZLA KATILMALI
Toplantıda kırsal kalkınma başlığı da geniş yer tuttu.
Gençlerin ve kadınların tarımsal üretime daha aktif katılımını sağlayacak modellerin geliştirilmesi gerektiği ifade edildi. Köy yaşamının üretim odaklı desteklenmesi, kırsalda yaşam kalitesinin artırılması ve genç nüfusun tarımdan kopmasının önlenmesi gerektiği belirtildi.
Tarımda teknoloji odaklı üretim anlayışının yaygınlaştırılmasıyla gençlerin sektöre ilgisinin artırılabileceği, dijital tarım uygulamaları, yapay zeka destekli sistemler ve modern üretim tekniklerinin yeni nesil tarım vizyonunda belirleyici olacağı kaydedildi.
YERLİ ÜRETİCİ GÜÇLENMEDEN FİYAT İSTİKRARI SAĞLANAMAZ
Toplantıda yerli üreticinin korunması ve desteklenmesinin fiyat istikrarı açısından temel öncelik olduğu vurgulandı.
Kooperatifleşmenin güçlendirilmesi, üreticinin pazardaki rekabet gücünün artırılması ve üretici ile tüketici arasındaki dengenin korunması gerektiği ifade edildi.
Büyük market zincirlerinde yerel üreticiyi destekleyen uygulamaların yaygınlaştırılmasının hem üreticinin emeğinin karşılığını almasına hem de tüketiciye daha dengeli fiyatlarla ürün ulaşmasına katkı sağlayacağı belirtildi.

TARIMDA YENİ DÖNEMİN ŞİFRESİ “VERİ, SU, PLANLAMA VE KOORDİNASYON”
Toplantının sonunda ortaya çıkan ortak mesaj ise oldukça netti. Tarımda yeni dönem, günü kurtaran geçici adımlarla değil, veriye dayalı planlama, güçlü su yönetimi, yerli üreticiyi koruyan politikalar, teknoloji odaklı dönüşüm ve kurumlar arası sağlam koordinasyonla şekillenecek. Yerli üretimin güçlendirilmesi, genç çiftçiler ile kadın üreticilerin desteklenmesi, sözleşmeli üretim modelinin yaygınlaştırılması ve stratejik ürün dengesinin yakından takip edilmesi, Türkiye’nin gıda arz güvenliği ve fiyat istikrarı açısından belirleyici başlıklar olarak öne çıkıyor. İzmir Ekonomi Kulübü’nün ev sahipliğinde yapılan toplantıda öne çıkan tablo bir kez daha gösterdi ki tarımda gelecek tesadüflere bırakılamayacağı ve Türkiye’nin tarımda güçlü kalmasının yolu, toprağı, suyu, üreticiyi ve veriyi aynı stratejik akılla yönetmekten geçtiği belirtildi.
